info@@kirklarelidiyetisyen.com +90 (288) 212 01 01

Nurşen Erdinç

Merhaba ben Nurşen, 1986 doğumluyum. Ortaokuldan bu yaşıma kadar hep kiloluydum. Her günü bunalımlı, kendini hep yalnız, hayatta bir yeri olmadığını hisseden, tek mutluluğu abur-cubur olan ama yine de kiloları ile barışıkmış gibi kendini kandıran biriydim. Ta ki Kübra Hanımla tanışana kadar.

Kübra Hanımla tanışmam benim miladım oldu, insan bir yola çıkarken yol arkadaşını iyi seçmeli. O yolun tüm tuzaklarını, dikenlerini, çakıl taşlarını daha önce yaşamış ve tüm bu zorlukların nasıl atlatılacağının kaliteli bir şekilde eğitimini almış biriyle yola çıkmam benim en büyük şansım oldu. Eskiden diyetisyen ve tartı fobisi olan ben; güler yüzü, karşısındakinin acılarını anladığını gözleriyle hissettiren Kübra Hanım sayesinde tartı gününü iple çeken birine dönüştüm.

Yaklaşık iki sene önce kilo vermeyi düşündüm. O zaman 140 kiloydum, iki ay devam ettirdiğim diyette 15 kilo vermiştim ama yoğun iş temposu yüzünden diyeti bıraktım. Sağlık sorunlarım zaten vardı ama diyeti bıraktığımdan beş ay sonra bir gün hastanelik oldum. Tansiyonum çok yükselmiş bir gözüm geçici olarak görmemeye başlamıştı, kardiyologa muayene olmam önerildi. Kalbimde büyüme başlamış ve doktor eğer kilo almaya devam edersem kalbimin daha çok büyüyeceğini ve hastalığımın hiç iyi sonuçlanmayacağını söyledi. Kendime gelmemi sağlayan sözüyse “iki yolun var, diyet yaparsan hayatına sağlıklı bir şekilde devam edersin ya da hayatın son bulur”.

Eve geldiğimde hayatımı toptan değiştirmem gerektirdiğini düşündüm, Allah-u teala bana emanet olarak bir vücut vermiş ona en iyi şekilde bakmam gerektiğini, bu hayatta bana da bir yer ayrıldığını, benim de var olduğumu ve kendime bu sefer gerçekten samimi bir şekilde şans vermem gerektiğini düşündüm.

Tekrar Kübra Hanımın kapısını çaldığımda tarih 2 Aralığı gösteriyordu. Beş ay sonra tekrar o tartıya çıktığımda 163 kilo olduğum gerçeği ile karşılaştım. Kübra Hanım her zaman olduğu gibi yardımcı olacağını ve benim de artık gayretli olmam gerektiğini söyledi. İlk bir ay çok zorlu bir süreçti, gece olunca gelen açlık ve tatlı krizleri ardından ağlama krizleri beni pes ettirmek yerine daha çok perçinledi, hayata geri dönmem için bunları atlatmam gerekliydi ve bir iki aydan sonra Kübra Hanımla başardığımı görmeye başlayınca artık diyet benim için bir zulüm değil mutluluk, başarma duygusunun verdiği sevinç oldu. Bütün sorunlarını kendince yemek ve abur-cubur yiyerek atlatırken, artık sağlıklı beslenerek ve spor yaparak atlatıyorum. Eskiden daha fazla yemek yiyerek ölmeyi düşünmek kadar saçma düşüncelere bile kapıldım. Ama zayıflamaya başlayınca hayatın ne kadar güzel olduğunu, bu hayatın bize bir kere verildiğini ve en önemlisi de sevdiklerimi, değer verdiğim insanları üzmeye hiç hakkım olmadığını düşündüm.

Her kontrolümde 3-4 kilo vermedim bazen diyetimin dışına çıkmadığım, kesin çok kilo verdim dediğim zamanlarda hiç kilo vermediğim bile oldu. Evet, çok zordu ama asla pes etmedim, asla umutsuzluğa kapılmadım zayıfladıkça düzelen sağlımdan, bu kıyafet bana olur mu olmaz mı korkusu olmadan kıyafet aldıktan ve insanların bana çok değiştiğimi-çok sağlıklı göründüğümü söylediklerini duyduktan sonra nasıl pes edebilirim.

Diyete başlayalı bir seneye yaklaştı ama bu bir senenin nasıl geçtiğini hiç anlamadım. Kübra Hanımın yardımıyla 60 kilo verdim şuan 103 kiloyum üzerimden bir insanı attım ve ideal kiloma ulaşana kadar kilo vermeye devam edeceğim.

Bu yolda yürürken bana yardımcı olan başta Kübra Hanıma ve aileme teşekkür ederim.